Aliağa’da termik santral zaferi

İzmir Aliağa’da bölgede yapılması planlanan kömürlü termik santrallere karşı yıllardır mücadele eden yerel hareketler bir zafer daha kazandı. Azerbaycan Devlet Petrol Şirketi (SOCAR), İzmir Aliağa’da yapmayı planladığı kömürlü termik santralden vazgeçti.

Aliağa’da termik santral zaferi

İzmir Aliağa’da 672 MW’lık STEP kömürlü termik santral projesi, 2014 yılında SOCAR tarafından Aliağa’da kuracağı rafinerinin enerji ihtiyacını karşılaması için gündeme gelmişti. Greenpeace Akdeniz, Bankwatch ve Banktrack, finansman sağlayan kuruluşlar nezdinde girişimde bulunmuş, EBRD ve IFC finansmandan çekilmişti. Kredi sağlayan kuruluşlarca rafineriye sağlanacak finansman paketinin kömürlü termik santral için kullanılmayacağı belirtilmişti.

Türkiye’den yerel hareketler ve sivil toplum kuruluşları Mayıs ayında Aliağa’da eylem düzenlemiş ve “Kömürden Kurtul!” mesajı vermişti. Bankwatch ve Re:common, yine Mayıs ayında SOCAR termik santral projesinin çevresel, sosyal ve kültürel gerekçelerle finansmanının iptalini talep etmişti. Çabalar sonuç verdi ve SOCAR’ın bölgedeki projelerinin finansörleri (7 İhracat Kredisi Kuruluşu), SOCAR’ın termik santral projesinden vazgeçtiğini ifade eden resmi yazıyı Bankwatch ve Re:common ile paylaştı.

SOCAR STEP enerji santrali projesi 1. Derece SİT alanı olan Kyme Antik Kenti’nin üzerine yapılmak isteniyordu. Halihazırdaki sanayi tesisleri ve kömürlü termik santraller ile önemli çevresel sorunlar ile yüz yüze kalan Aliağa halkı bölgeye SOCAR tarafından yapılacak yeni termik santrallerin yaratacağı kirlilikten büyük endişe duyuyordu.

15 Mayıs 2016’da 100’den fazla sivil toplum örgütü ve yerel hareket bir araya gelmiş, tüm dünya ile eş zamanlı olarak, Aliağa’da 2000 kişinin katıldığı “Break Free – Fosil Yakıtlardan Kurtul” etkinliği düzenlemişti.

‘Yaşam alanlarımızı tehdit eden kömür projelerine izin vermeyeceğiz’

Finansörlerden gelen mektup, Aliağa ve Foça’da sevinçle karşılandı. Haberi yorumlayan Foça Çevre ve Kültür Platformu’ndan Bahadır Doğutürk “15 Mayıs’ta kömürden kurtulmak için yeni bir başlangıç yapmıştık. Bugün önemli bir zafer kazandık; SOCAR’ın kararı, verdiğimiz mücadelenin ne kadar haklı olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. Türkiye’de yapılması planlanan 70’in üzerinde kömürlü termik santral projesinden vazgeçilmesi için mücadeleye devam edeceğiz. Yaşam alanlarımızı tehdit eden kömür projelerine izin vermeyeceğiz.” dedi.

Kömürlü termik santraller bir yandan yapıldığı yerlerde hava kirliliği başta olmak üzere önemli çevresel zararlara yol açarken, yaydıkları sera gazları ile de küresel iklim değişikliğinin en önemli sebepleri arasında gösteriliyor. Bilim insanları, Paris İklim Anlaşması’nın küresel sıcaklık artışını 1.5°C derecede sınırlama hedefine ulaşabilmesi için tüm kömür rezervlerinin yerin altında bırakılması gerektiğini ifade ediyor.

SOCAR’ın projeden vazgeçmesini yorumlayan Bankwatch’tan Ioana Ciuta “Bu projenin yürütücüleri sonunda verebilecekleri tek mantıklı kararı verdiler. Söz konusu santral fazlasıyla yasal ve ahlaki tutarsızlıklara sahipti. Rafineri projesinin ÇED belgelerinin dışında tutulması, kümülatif çevresel ve sosyal etki değerlendirmelerine tabii olmaması, kamuoyu görüş alım süreçlerinden sıyrılması ve kültürel miras düzenlemelerini yok sayması bunlardan birkaçıydı. Projeden vazgeçmelerinin bu kadar sürmesine şaşırdım.” dedi.

Süreci Türkiye’de başından beri Bankwatch ile takip eden Greenpeace Akdeniz’den İbrahim Çiftçi “Bir şirketin daha kömür lisansından vazgeçmesi kömür çağının sonunun geldiğini bir kez daha gözler önüne seriyor. Bu durum, önümüzdeki dönemde kömür gibi kirli fosil yakıtlara dayalı politikalar izlemek yerine enerji verimliliği ve sürdürülebilir yenilenebilir enerji kaynaklarını odağa alan uygulamaların benimsenmesi gerektiğini de ortaya koydu.’’ dedi.

Fosil Yakıt Karşıtı İnisiyatif bileşenlerinden TEMA Vakfı Çevre Politikaları Bölümü’nden Özlem Katısöz ise “Enerji şirketlerinin arka arkaya termik santral yatırımlarından vazgeçme kararı alması kömür yatırımlarının bir geleceği olmadığını açıkça ortaya koyuyor. İklim değişikliğinden en fazla etkilenecek ülkelerden biri olan Türkiye’nin enerji verimliliği potansiyeli %30’u buluyor.” dedi. Katısöz, kamu kaynaklarının kömür yatırımı teşviklerinde kullanılmaması gerektiğini, bunun yerine enerji verimliliği için yatırımlar yapılması gerektiğini de sözlerine ekledi.

Benzer Haberler

Son Haberler

Popüler Haberler