Akın Öztürk: Akar ‘darbeyi kesin’ demedi

Akıncı davasında eski Orgeneral Akın Öztürk savunma yaptı. Akar’ın olanağı varken Erdoğan’ı aramadığını, darbecilere de ‘darbeyi kesin’ demediğini ileri süren Öztürk, ‘Kavgayı ayırmaya çalışırken sopa yiyen adam konumuna düştüm’ dedi.

Akın Öztürk: Akar ‘darbeyi kesin’ demedi

15 Temmuz darbe girişimini Akıncı Üssü’nde yönetenlerin yargılandığı davada savunma yapan eski Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Akın Öztürk, darbe girişimini FETÖ’nün yaptığını, dış odakların buna destek verdiğini söyledi.

Sincan Cezaevi içeresinde Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından görülen 486 sanıklı Akıncı davasında eski Hava Kuvvetleri Komutanı ve suç tarihinde YAŞ üyesi olan Akın Öztürk savunma yaptı. Darbe girişimiyle hiçbir ilgisinin olmadığını söyleyen Öztürk, “46 yıllık pilotluk hayatımda çok kez ölümden döndüm. Keşke onlardan birinde ölseydim de bu haksız ağır suçlama ile karşı karşıya kalmasaydım” dedi. 3-15 Temmuz 2016 tarihlerinde Özdere Askeri Kampı’nda eşiyle birlikte tatilde olduğunu söyleyen Öztürk, 15 Temmuz günü, eşinin rahatsızlanması nedeniyle Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Salih Zeki Çolak’a tahsisli askeri uçakla İzmir’den Ankara’ya geldiğini söyledi. Akıncı’daki lojmana geldiğini, koruması, şoförü ve emir astsubayını 40 km mesafedeki Ankara merkeze gönderdiğini söyleyen Öztürk, 21:30 gibi İstanbul’da kızını evlendiren Korgeneral Mehmet Şanver’i arayarak tebrik ettiğini söyledi.

‘Ünal beni aradı’

Saat 22:00 sıralarında koruması İsmail Keskin’in kendisini arayarak “Genelkurmay’a saldırı olmuş” dediğini aktaran Öztürk, korumasını yoldan geri çağırdığını, aradığı Hava Kuvvetleri ve Genelkurmay Harekat Merkezi’ne ulaşamadıklarını belirtti. 23:00 sıralarında düğünden Korgeneral Mehmet Şanver’in telefonuyla Hava Kuvvetleri Komutanı Abidin Ünal’ın kendisini aradığını ifade eden Öztürk, şöyle devam etti: “Abidin Ünal, ‘ağabey, Ankara’da uçaklar havalanmış, ne oluyor? Öğrenip bana bilgi verir misin’ dedi. Bunun üzerine Akıncı Üssü Komutanı Hakan Evrim’i aradım. Telefona Kubilay Selçuk çıktı, ‘komutanım operasyon var’ dedi. Ne operasyonu dediğimde komutanımız da burada sizi bekliyor karşılığını verdi. Telefonu kapatıp lojman bölgesinden üs karargahına gittim. Giderken nizamiyede kimse yoktu. Karargah kapasında silahlı maskeli kişilerce karşılandım. Üs komutanı odasına girdiğimde içeride Genelkurmay Başkanı’nın yanında Kubilay Selçuk, Ömer Faruk Harmancık, Hakan Evrim vardı. Mehmet Dişli ise biraz sonra geldi. Doğrudan komutanın yanına gittim, hayırdır komutanım dedi. Komutan bana hitaben, odadakileri göstererek ‘bunlar bu işi yaptılar, bunlarla konuş, ikna et, bunlar darbeye kalkıştı’ deyince konuya vakıf oldum. Odadakiler çıktılar, Mehmet Dişli, ben ve komutan televizyonda olayları takip ettik.” Akar’ın talimatıyla darbecilerin bulunduğu 143. Filoya gittiğini söyleyen Öztürk, içeride Kubilay Selçuk ve Ömer Faruk Harmancık’ı gördüğünü, onlara bu işin yanlış olduğunu, bunun bugün kabul görmeyeceğini söylediğini kaydetti. Ancak bu kişilerin kararlı göründüklerini, Ömer Faruk Harmancık’ın “arkamızda durulsaydı başarılı olurduk” dediğini öne süren Akın Öztürk, kendisinin de “Bu devirde başarılı olamazsınız, bu işten vazgeçin” dediğini ve Akar’ın yanına geri döndüğünü söyledi.

‘3-5 kez filoya gittim’

Öztürk, Akar’ın talimatı üzerine darbecileri ikna için 3-5 kez 143. Filo’ya gittiğini belirterek, şunları anlattı: “Etrafa devamlı silahlı komandolar bulunduğundan sert kırıcı agresif davranışlar sergilemedim. Çoğunlukla yatıştırıcı bir üslupla konuştum. Son gidişimde darbecilerin ikna olmaya başladığını görünce durumu komutana anlattım, ‘vazgeçtiler’ dedim. ‘Tamam Akın’ dedi. ‘Gel seninle Başbakan’a gidelim durumu arz edelim’ dedi. Takiben telefonla Başbakan’la görüştüler. Sonra ‘Akın sen biraz daha bekle ben seni bir saat sonra aldıracağım, bunları ikaz et ikna et başka bir delilik yapmasınlar’ dedi. Mehmet Dişli ile karargahtan ayrıldılar. Geçen süre zarfında beni aramadılar. Burada başkaları da olabilir düşüncesiyle etrafa bakmaya başladım. En yakında Yaşar Güler’i elleri, ayakları bağlı, gözleri kapalı şekilde buldum. Ellerini, ayaklarını çözdüm, gözünü açtım. Bana ‘Allah razı olsun’ dedi. Daha sonra Abidin Ünal’ın tutulduğu yere gittim. Onun elleri kolları bağlı değildi. Odada oturuyordu. Enterne edilenleri alıp Hava Kuvvetleri Komutanlığı’na gittik.” Hulusi Akar, Abidin Ünal ve Yaşar Güler’in tanık olarak dinlenmesini isteyen Öztürk, “Eğer ben Hava Kuvvetleri Komutanı’nın isteği üzerine hayır gitmiyor deseydim bugün burada olmayacaktım. Ben iki taraf arasında kavgayı ayırmaya çalışırken sopa yiyen adam konumuna düştüm” iddiasında bulundu. Mahkeme Başkanı Selfet Giray, “Darbe karşıtı herkesi götürmüşler. Siz üstesiniz, ancak size hiçbir şey yapmamışlar. Filoda rahatça geziyorsunuz. Size hiçbir zorluk çıkarmıyorlar” diyerek, bunun gerekçesini sordu. İstanbul’a gitmesi halinde kendisinin de derdest edileceğini öne süren Öztürk, Akıncı’da derdest edilmekten korktuğu için filoya her seferinde yanında Mehmet Dişli, Kubilay Selçuk varken gittiğini söyledi. Agresif davranışlar sergilemediğini öne süren Öztürk, “Genelkurmay Başkanı da onlara ‘kesin darbeyi’ demedi” iddiasında bulundu.

‘Önünde telefon vardı’

Mahkeme Başkanı Giray, sanığa “neden Cumhurbaşkanı, Başbakan veya Milli Savunma Bakanı’nı arayıp darbeyi bildirmediniz” diye sordu. Öztürk, “Benim arayacağım tek kişi vardır Genelkurmay Başkanı’dır. Sabaha kadar komutana baktım bir şey olur mu? Hiç kimseyi aramayı düşünmedim. O ne verirse onu yaptım” dedi. “Komutan istese arar mıydı” sorusuna karşılık Öztürk, “Evet arardı, telefon masanın üzerinde duruyordu. Bana da ara demedi” diye konuştu. Öztürk, darbe girişimini TSK içindeki FETÖ’cü grubun dış destekle yaptığını düşündüğünü söylerken, bunların arkasında ABD, Rusya, Almanya ve İngiltere’nin olabileceğini iddia etti.

Jandarma imamı hafızasını yitirdi

Dünkü duruşmanın sabahki bölümünde Jandarma imamı olduğu öne sürülen sivil sanık Nurettin Oruç’un çapraz sorgusu tamamlandı. Çapraz sorgusu sırasında, kendisine yöneltilen soruları yanıtlamakta zorlanan Oruç, çalıştığı şirketin sermayesi, kendisinin ne kadar sermaye verdiğini, kimlerle çalıştığı ve Kazan’daki hayvancılık potansiyeline dair ısrarlı sorulara “bilmiyorum” yanıtını verdi. Akıncı Üssü’nün bulunduğu Kazan ilçesine Ulus’tan otobüsle gittiğini ifade eden Oruç, ‘Ulus’ta Kazan otobüsleri nereden kalkıyor söyler misiniz?’ sorusuna ise “hatırlamıyorum” yanıtını verdi. 15 Temmuz gecesi cep telefonunu yanına almadan Kazan’a gitmesine ilişkin ısrarlı sorular karşısında ise Oruç, "Teknoloji ile aram yok. İhtiyaç duymadım. Evde bıraktım" dedi.

(Cumhuriyet)

Benzer Haberler

Son Haberler

Popüler Haberler