35 yılını geçirdiği üniversiteden ihraç edilen Temelli: Garabetin içinde boğuluyoruz

HDP Eş Genel Başkanı Sezai Temelli, 35 yılını geçirdiği üniversiteden KHK ile ihraç edilmesiyle ilgili olarak, “Bir garabet var ortada. Zaten bu garabetin içinde boğuluyoruz. Derdimiz de bu garabetten nasıl çıkarız” yorumunda bulundu.

35 yılını geçirdiği üniversiteden ihraç edilen Temelli: Garabetin içinde boğuluyoruz

Gazete Duvar'dan Nergis Demirkaya'ya konuşan HDP Eş Genel Başkanı Sezai Temelli, ihraç edilmesinin üzerine değerlendirmelerde bulundu. 

İhraç edilme süreci ile ilgili sorulan soruya HDP Eş Genel Başkanı Sezai Temelli, yaşadığı süreci şöyle anlattı: “İstanbul Üniversitesi’ne 1987 yılında öğrenci olarak girdim. Yüksek lisans ve doktoramı da orada yaptım. İktisat Fakültesi’nde okudum, Siyasal’da araştırma görevlisi, daha sonra öğretim görevlisi oldum. 35 yıl boyunca İstanbul Üniversitesi’ndeydim. Öğrenciliğimden çalışma hayatıma hep YÖK ile yaşadık, hep YÖK’e karşı mücadele ettik. 12 Eylül’ün en değişmez kurumlarından biri YÖK’tür. Bütün iktidarlar YÖK’ü kaldıracağız dedi ama hiçbiri değiştirmedi. Hatta orijinal halinden daha baskıcı hale çevirdiler. YÖK Kanunu’nun sağladığı olanaklarla üniversitelerin bütün bilim yapma hakkını, dolayısıyla toplumun bilim yapma hakkını gasp ettiler. Teknolojiden hukuk devletine, Anayasaya kadar bir ülkedeki tüm yokların nedeni tam da üniversiteyle ilgilidir. 35 yıl özerk demokratik üniversite mücadelesi ile geçti. Özerk, demokratik üniversite aynı zamanda Türkiye’de bir demokrasi, barış, özgürlükler mücadelesiydi. Bu 35 yılın en dramatik sahnesi 29 Ekim 2016 akşamı televizyonda bir alt yazı ile noktalandı. Televizyonda bir alt yazı geçti, “Sezai Temelli ihraç edildi” diye.”

İhraç edildiğini öğrendiğinde neler hissettiği konusunda sorulan soruya Temelli, “35 yıl için ‘film şeridi gibi gözlerimin önünden geçti’ lafı o an benim için alt yazı olarak geçti, oldu. O anki duyguları anlatmak zor. Bir taraftan gülüyor, bir taraftan öfkeleniyor, diğer taraftan “şimdi ne yapacağım” diyorsunuz. Sonuçta bizler ücreti ile yaşayan insanlarız. Yine “bunca emek ne olacak, öğrenciler, meslektaşlarım ne olacak?” diyorsunuz. Bir taraftan da “neden bir önceki kararnamede değil şimdi? Aslında geciktiler” diye biraz da dalga geçiyorsunuz. Ben HDP Eş Genel Başkan Yardımcısı olduğum için, siyasal kimliği açık olduğu için barış bildirisine imza koymamıştım. İhraç nedenim diğerlerinde yazdığı gibi, “terör örgütü ile iltisaklı olmak”tı. Bu iktidar istikşafi, iltisak gibi farklı kavramlar konusunda mahir. İnsanlar sağlıklı düşünmesin ya da yanıltılsın diye böyle kavramlar buluyor.”

Benzer Haberler

Son Haberler

Popüler Haberler